BAHAR GELDİ GÜL AÇILDI RUHUMA NEŞE SAÇILDI



Bu hafta biraz matematikle başlayalım. Hani bir durumun, olayın ya da eylemin katılımcılarının yaş aralığını belirtmek için kullanırız ya 7'den 77'ye falan diye. Bu hafta biraz daraltıp 17'den 59'a dedi Batı Ankara Bisiklet grubu. Ne mi bu sayılar? Batı Ankara Bisiklet'in Ankara-Beypazarı-Ankara turu katılımcılarının yaş aralığı. Tabii kim hangi yaşta burada belirtmeyeceğiz. Fotoğraflara bakanlar tahmin etsin artık. Aslında bunun hiç önemi yok, çünkü hepsi aynı yolu (git-gel 180 km), düzlüğü, inişi, çıkışı, rüzgârı, güneşi, tozu ve egzozuyla birlikte göğüsledi. Bir sabah er vakti yollara düşüp İnözü Vadisi'nde kamp attılar. Biraz kafiyeli olacak ama söylemeden geçemeyeceğim, Beypazarı’na renk kattılar. 


Anlattıklarına göre halkımız da bisikletlilere alışıyor galiba. Özellikle bazı bölgelerde, yolda gördükleri bisikletlileri sözlü, kornalı, laf atmalı sataşmalarla taciz edenler, yerini sempati ve destek gösterenlere mi bırakıyor ne? Kim bilir, belki de Batı Ankara bisikletçilerinde şeytan tüyü vardır. Çünkü yoldaki destek kornalarından, Ayaş ve Beypazarı halkının yakın ve sıcak ilgisinden, esnafın torpilli bol kepçesinden söz edip durdular.


Tabii onların da hakkını yememek gerek; sağdan tek sıra halinde gitme başta olmak üzere tüm trafik kurallarına uyarak araba ve bisikletlerin aynı bütünün parçaları olduğunu hiç unutmadan turlarını gerçekleştiriyorlar. Biz de bu fırsatı değerlendirip buradan sürücülere seslenelim:
·      
  •             Ey sayın sürücü, yolda gördüğün bisikletli, rakibin değil trafikteki ortağındır. Saygı görmek istiyorsan saygı göster.

  •       Bisiklet yolu fakiri ülkemizde bilmem kaç şeritli yolların tüm şeritleri zaten sana ayrılmış durumda. Güvenlik şeridinin en sağında kalan, o senin bir lastiğinin bile sığmayacağı ama bir bisikletlinin kendi ‘otoyolu’ bellediği, o masum ve mazlum, o sağ yanı taşa, toprağa, moloza, şarampole komşu yol parçacığını bisikletçiye esirge. Bırak kendi yolunda özgür ve güvenli bir sürüş gerçekleştirsin iki tekerli dostun.

  •            Unutma, trafikle ilgili bütün yasa, yönetmelik, düzenleme, yazılı-yazısız, vicdani-ahlaki-insani kural bisikleti de trafiğin bir aracı ve parçası sayıyor. Sen de say!
  •           Kent içi ana, tali, işlek olan-olmayan her türlü yolda önünde, arkanda, sağında, solunda kadın, erkek, genç, çocuk, yetişkin bisikletli olabileceğini hesaba kat. Sonra vicdan azabı çekme.

  •            Kentler arası yollarda zaten hızlı gidiyorsun. Sen aracının klimalı, rahat koltuklu, dışarıdan yalıtılmış ortamında hafif el-kol, ayak-bacak hareketleriyle yol alırken, yokuş inen-çıkan, rüzgârla, yağmurla, sıcakla, soğukla, senin aracının homurtusu, korna sesi, egzozunun zehriyle boğuşarak bisikletini sürmeye çalışanı düşün ve gaza ya da frene hafifçe dokunmanın pedal çevirmekten çok daha kolay ve basit bir eylem olduğunu anla.

  •            Her bir yerini taparcasına sevdiğin, son derece donanımlı arabanın eninde sonunda tıpkı bisiklet gibi işlevsel bir araç olduğunu unutma. Bisikletliler hızlı giderken bile gidonu tek elle tutma riskini alarak dönüş, sollama vb. durumlarda seni ve birbirlerini uyarmak için kollarını kullanırken sen de bir zahmet parmağının ucunu kullanıp döneceğini ya da şerit falan değiştireceğini yoldaşın sürücülere, yayalara ve bisikletlilere bildiriver.

  •            Sen vazgeçemediğin arabanla her gün dünyanın havasını, suyunu, taşını, toprağını zehirleyip insanına-hayvanına gürültü, gerginlik, yaralanma, sakatlanma ve hatta ölüm tehlikeleri yaşatırken, işine-uğraşına, okuluna-sporuna bisikletiyle gidenin bunların hiç birine yol açmadığının bilincine var. Yapmıyorsan ya da yapamıyorsan bari saygı göster.

 


Başkent Bisiklet Kırlarda

Bahar yağmurlarıyla çamurlanan toprak yolların ve patikaların, güneşin sıcak yüzünü göstermesiyle kurumasını fırsat bilen Başkent Bisiklet grubu Ankara’nın çiçeklenen ilkyazına merhaba dedi. Daha çok ara yolları, orman içi patikaları, toprak çıkış ve inişleri kendilerine rota belleyen grup bisikletçileri Ankara’nın bu özellikleri taşıyan birçok bölgesinde pedal basıyorlar.





Vazgeçilmez rotaları arasında olan Eymir ve çevresi havaların ısınmasıyla birlikte özellikle hafta sonları kalabalıklaşınca alternatif parkurlara yöneliyorlar. Eymir Gölü çevresinde geçen yaz sonu başlatılan ve kış boyunca ara verilen “hafta sonları motorlu araçtan arındırılmış Eymir” uygulamasının yeniden başlatılıp sürekli kılınmasını isteyen grup, yürüyüş, koşu vb. etkinlikler yapan yayaların ve diğer bisiklet kullanıcılarının da bu isteğe yürekten katıldıklarını vurguluyorlar. Biz de buradan bir kez daha tekrarlayalım: Eymir Gölü Motorlu Araç Trafiğine Kapatılsın!

Keyifli pedallar.

Yorumlar

  1. Trt3'de "Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu" yayınında sizin sürücülere sesleniş yazınız okundu. Dinledikten sonra da yazınızı buldum ve okudum. Elinize sağlık.

    İlginçtir ki yazınız okunmadan önce, yayındaki helikopter kamerasının görüntülerine baktıkça halkımızın estetik, sanat, uyum, renk, nizam ve temizlik konularında çok eksik olduğunu düşünüp düşünüp sinirlerimi bozuyordum. Üstüne sizin yazınız okundu.

    Ah dedim yine, hem de Ah ki ne Ah... Türkiyem İnsanı..

    Toplumun belki eğitim seviyesi artıyor, ama nedense vasıfsızlık seviyesi azalmıyor.

    Büyük ihtimal ile bir Hollanda yada Kanada gibi olacağımız günleri göremeyeceğim. Ancak umarım ki, iki nesil sonramız çok daha medeni ve vasıflı insanların olduğu bir Türkiye'de yaşar.

    İyi günler dilerim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kocatepe'den Frig Vadisi'ne

ASARTEPE’Yİ BİLİYOR MUSUNUZ?

KAZ DAĞLARINDA BİSİKLET